ANA SAYFA
ARKADAŞ BİLGİLERİ
HABERLER
DUYURULAR
ANILAR
KİMBUNLAR
İLETİŞİM
KAYBETTİKLERİMİZ

ÖZGEÇMİŞ

 İsim                       :           İrfan BALIOĞLU

Doğum Tarihi         :           03.03.1946

Doğum Yeri            :          Erzincan,Kemaliye

Eğitim                    :           İnşaat Yüksek Mühendisi, 1968 , İTÜ.

İlgili olduğu alan    :           Yapı Mühendisliği

Medeni Hali            :           Bekar

Lisan                     :           İngilizce ( orta )

                                          Fransızca ( az )

 İrfan Balıoğlu, 1946 da Erzincan, Kemaliyede doğdu. İlkokula Kemaliyede başladı. 1957 de İstanbula geldi. Ortaköy 23. İlkokulunu, Gazi Osman Paşa Ortaokulunu ve Kabataş Lisesini  bitirdi. 1963 – 1968 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinde okudu. Mezuniyetinden sonra Yapı Proje Mühendisliğini seçti.

 Yapı Proje Mühendisliği konusunda Türkiyede ilk bilgisayar programlarını yazdı. Konusundaki bilgisinin ve bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile programlarında da gelişmeler oldu. Zamanla yapıların üç boyutlu, nonortagonal, statik ve dinamik analizi, ikinci mertebe teorisi, plak elemanlar programlarını oluşturarak kütüphanesine ekledi. Bilgisayarın meslektaşları arasında yaygın kullanılmasının gereğine inandığı için, programlarını bir dönem İnşaat Mühendisleri odasının kullanımına sundu.

 Kendi yarattığı imkanlarla, el ile hesap döneminde yapılması neredeyse imkansız denebilecek, genelde projesi yutdışında yaptırılan, aynı yolda çalışan çift kreynli Pendik Diesel, Gebze AEG-ETİ, Habaş fabrikalarını, Ortadoğunun en büyük gemi yapım fabrikası olan 80m. açıklıklı ve 80m. yükseklikli UM Denizcilik fabrikasını projelendirdi.

 Ağır sanayi tesislerinden başka, Akmerkez, Mertim, İş Bankası Genel Müdürlük binaları gibi, Türkiyenin ilk yüksek yapılarına imza attı.

 Türkiyenin bir çok iline yaptığı yapılardan başka, Arabistan, Libya, Rusya, ve Türkmenistana  bir çok proje yaparak, ihraç etti. Rusya Vergi Dairesi Projesi ile Rusya Devlet ödülü aldı.

 Şu ana kadar yanında, sonradan büro açmış veya diğer müesseselere geçmiş  yaklaşık seksen mühendis, yüzün üzerinde teknik ressam yetişmiştir.

Daha öğrenilecek çok şey, Ülkemize kazandırılacak  çok önemli projeler olduğuna inanmakta ve halen onsekiz teknik elemanla Yapı Proje Mühendisliğine devam etmektedir.  

Arkadaşımız, iyi insan, iyi arkadaş ve iyi yönetici özelliklerinden başka iyi bir projeci, iyi bir mühendis ve iyi bir tasarımcı olarak son otuz yılımıza damgasını vurmuştur..

Projeciliğe el ile hesap yaparak ve rapido kullanarak başlayan arkadaşımız, ilk yıllarını İTÜ ve bazı kuruluşların bilgi işlem merkezlerinde, kendi yaptığı programlarla ve bol bol delikli kartlarla uğraşarak geçirmiştir. Delikli kart bulunmadığı zamanlarda kullanılmış kartları tamir edip kullanmış ve artan aydınger fiyatları ile mücadeleyi de bırakmamıştır. Bu arada "finite element" konusu ile yatmış gene "finite element" konusu ile kalkmıştır.

80' li yıllar her şeyi birden değiştirmiştir. Mikrokompüter devri başlamıştır. İrfan'ın hayatına artık bir de Altos girmiştir. Büroda CPM, MPM işletim sistemlerinden bahsedilmektedir. Arkadan da IBM PC, AT sıra ile gelirler. Bu sırada bir de plotter alınır büroya, bir servet değerindeki bu plotter'i satıcı firma  bir türlü çalıştıramaz. Sonra bu kalemli eski tip plotter gider yerine matriks plotterler gelir. İrfan'a kompüter ana belleği bir türlü yetişmez. Hızlar da önemlidir ama bellek kapasitesi onun için çok daha önemlidir malum 'finite element" problemi.... Hızlar düşük olduğu zamanlar makine gece çalışmakta sabah bir aksilik çıkmamışsa çözüm hazır olmaktadır. Ama 64k bariyerini geçmek epey bir zaman alır. İrfan her yeni fortran compiler'ini dener. Bu sırada Autocad ile çizim işi de iyice oturur. Rapido ortadan kalkar. Herşey ekranda ve plotter'da bitmektedir. Yurt dışı proje bürolarında daha tam otomasyon oluşmadan bu İrfan sayesinde bizde gerçekleşmiştir. "finite element" ve çizim programları da durmadan değişir ve gelişir.

Bu arada büro da giderek gelişen teknolojiye uygun olarak gelişir. Balkar'a gelenler her masada bir ekranla çalışan arkadaşları görünce burasının artık giderek NASA'ya benzediğini söylemektedirler. Büro'da İrfan'ın yapmadığı iş yok gibidir. Bazen arkadaşlara gelen telefonları da bağlar. En çok sevdiği iş demir seçmektir. Bürodaki arkadaşlar onu sıkıştırıp demir seçmesi için çalıştırırlar. Bu durumda pek tabii en kızdığı şey kendisine patron denilmesidir. Bir özelliği de kendisine gönderilen arkadaşları işe alır ama işten çıkaramaz. İşten çıkardığı elemanı olmamıştır. Çok zor duruma düşerse, o arkadaşa yurt dışında iş bulur veya daha cazip olanaklar sunan bir yer ayarlar.

Yaptığı işlerin m2 alanı dünyada belki de hiç bir mühendise nasip olmamıştır. Bunu bilgisayar otomasyonuna ve muazzam çalışma kapasitesine borçludur. Gece gündüz demez tatil bilmez devamlı çalışır. Yüzü çok yumuşaktır. Hiç kimseyi kırmaz, işleri bitmeyecek zamanlara yetiştirmek için söz verir ve yetiştirir de. Bir bakarsın bir öğrenci akıl danışmaya gelir. Bir bakarsın bir başkası bir villa projesi ile gelir. Bu sırada büroda her elemanın işi başından aşkındır, aynı anda hem İş Bankası hem Metrocity yapılmaktadır. Belki toplamı 200.000 m2 den fazla iş vardır. İrfan o gelenleri çok ciddi bir şekilde dinler önerilerde bulunur. İşlerini çözer. İrfan kimseye olmaz demez. Her işe bir çözüm bulur. Akmerkez inşaatı sırasında proje bittikten sonra yaptıkları işler proje sırasında yaptıklarını geçer. İrfan para konusunu konuşmayı sevmez, verilirse alır, vermeyen olursa nasıl olsa ikinci sefer getirirler diye düşünür. Gerçekten bu şekilde ikinci sefer gelenler hiç de az değildir.

İrfan İstanbul'un görünüşünde izini bırakmıştır. Onun yaptığı işlerden bahsetmenin zorluğu, unutulacakların anlatılacaklardan fazla olmasındandır. İstanbul dışı ve yurt dışı yaptığı işler saymakla bitmez. Yalnız İstanbul'u ele alırsak  Gayrettepe'den yola çıkıp Maslak'a kadar bir yolculuk yeter. Gayrettepe'de TATKO binası, biraz ötesinde ESBANK'a ait bina, karşısında MAYA blokları , 4.Levent çarşısı başında DEMİRBANK(HSBC), karşısında METROCITY biraz daha ilerlersek İŞ BANKASI KULELERİ, Maslak'a doğru ilerlersek solda GİZ PLAZA, MÖWENPİCK OTELİ gibi, aralarında  ikisinin ismini hatırlayabildiğim bir dizi yüksek yapı göze çarpar. Bu arada  CONRAD OTEL, AKMERKEZ'i unutmamak gerekir. Bu yapılar gerçekten İstanbul'un profiline kazınmış izlerdir. Bence bunlar içinde AKMERKEZ bir doruksa İŞ BANKASI KULELERİ onu fersah fersah geçmiştir.

Arkadaşımız bu ünvanı bileğinin hakkı ile ve otuz yılın üzerinde bir emek karşılığında almıştır. Bence bu ünvan akademik ünvanlar için gereken çalışmanın çok üzerinde bir emek ile kazanılmıştır.

Seni candan kutlarız. Dr.İrfan BALIOĞLU kardeşim.


Nejat UĞURLU  6.2.2001 İSTANBUL

  Feridun Çılı Nejat Uğurlu Nusret Gürbüz Hamdi Ulusan Sedat Yılmaz Cengiz Caner İrfan Balıoğlu

Tören sonunda 68'lilerin bir kısmı

Dino'nuza kulak verin: Üzerine fareyi götürürseniz arkadaşların isimlerini görebilirsiniz. Tıklarsanız ilerde özgeçmişlerini de göreceksiniz. Örnek olarak ben özgeçmişimi yazdım. Sizlerden de özgeçmiş bekliyorum.  

 

 

 

 
     
  ANA SAYFA ARKADAŞ BİLGİLERİ HABERLER DUYURULAR ANILAR KİMBUNLAR İLETİŞİM KAYBETTİKLERİMİZ